Sen Yüreğini Değiştirirsen, Dünya Değişir

Leave a Comment

Bazen söylenemeyen şeyler insana ağırlık yapıyor, üzerine çöküyor, fiziksel zarar vermeye başlıyor. Önce gerginlikten boynun, omuzların ağrımaya başlıyor, sonra kendini halsiz ve yorgun hissediyorsun. O yüzden içinde ne varsa o, ne hissediyorsan o. Daha fazlası, daha eksiği değil. Anlat. Kimseye söyleyemediklerini bile anlat. Yaz en azından, sonra yırtıp klozete atacak olsan bile yaz. İçinde kalmasın. O kadar normal ki hissettiklerin...  O kadar doğal ve gerçek ki...

Ama hepimiz biliyoruz ki, bu hayatta herkesin katlanması gereken bir şeyler var. Karşımıza bir şeyler çıkacak, incinip yaralanacağız ki, yumuşayalım, dönüşelim, kendimizi bulalım. Bu yaşadıkların seni sen yapıyor, sana bir bakış, bir ses tonu, bir hatıra katıyor. Seni bir şeyleri değiştirmeye zorluyor. Daha güçlü olmaya. Daha dik durmaya. Daha sağlam basmaya. Ama bir yandan da, bir şeyleri değiştirebilecek kadar yumuşuyor için. Yumuşuyor ve sen "ben her şeyin üstesinden gelirim, ben çok güçlüyüm, ben yıkılmam" diyemiyorsun. Biliyorsun içten içe ne kadar kırılgan olduğunu. Aslında bastığın zeminin ne kadar kaygan olduğunu. Her an diğer tarafa düşebileceğini. Bu yüzden, yaşadığını ve iyi hissettiğin her anı daha iyi yaşaman gerektiğini. Hakkını vererek. Şükrederek.
Senin aşman gereken şey de bu. Ne şanslısın, daha kötü şeyler değil. Biliyorum, burada oturup yanımdaki pencerede lapa lapa kar yağarken, bilgisayar başında oturup bir şeyler yazarak seni rahatlatmak çok zor. Senin yaşadıklarını yaşamam, hissettiklerini hissetmem imkansız. Ama, ben daha uzaktan görebiliyorum. Lütfen, sen de bir an için çık bedeninden, gel buraya, uzaktan bak. "Ne yapsa çözer bu sorunu/Ne ona kendini daha iyi hissettirir?" diye bir sor. Bakalım ne cevap vereceksin.
Yaşadığın her şeyi kendin istediğin için yaşadın. Çaresiz değilsin, kandırılmış değilsin. Kaderin başkalarının elinde değil, rüzgarda savrulan bir yaprak değilsin. Başından bilseydin sonunu, o heyecanla, yine yaşar mıydın aynısını? O zaman "kaderini sev". Sana mihenk taşlarını veren, yolu seçmeni sağlayan, hayatını elinde tutmana izin veren kaderini sev. Ona sahip çık, şekil ver. Beğenmiyorsan, değiştir bu düzeni. İçine bak. Bul nasıl değiştireceğini. Hayatının sana keyif veren, seni mutlu eden yanlarına daha sıkı sarıl. Unutma, sen yüreğini değiştirirsen, dünya değişir** :)
* Fotoğraf: National Geographic
**Aşk'tan (E. Şafak)
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum: